T.C. Ýçiþleri Bakanlýðý e-icisleri projesi Bilgi Edinme Ýnsan Haklarý Baþvuru Formu e-mevzuat bilgi sistemi TC Kimlik no sorgulama Resmi Gazete

 

 
Kağızman Haritası



 


Bulunduğunuz Yer: İlçemiz  >>   Genel Bilgiler  >>   İlçe adının hikayesi

 
 

 

 Bu içeriği yazdırmak için tıklayın...  Yazı tipini küçültmek için tıklayın.  Yazı tipini büyütmek için tıklayın.

İLÇENİN  ADININ  NEREDEN GELDİĞİ

 

Kağızman’ ın bilinen ilk adı  Arşarunik’ tir.  Uzun müddet  Arşarunik olarak devam eder.

Eski  devirlerde kasabada çok nar yetiştiği için  narlar toplanıp kaleler gibi yığıldığından  etraftaki il ve kazalar burayı nar yığını,  nar kalesi diye adlandırmışlar. Aradan yüzyıllar geçtikten sonra  İlçenin adı  Narinkale olmuştur.   İlçede nar yetiştiğini  “Kağızman’a ısmarladım nar gele” türküsünden daha iyi anlamaktayız.  Türkünün şöyle bir öyküsü vardır :

            Kağızman’ ın  civar köylerinden birinde  birbirlerini delice seven iki çiftten  hanım hastalanır.  Ateşler içerisinde yanan  hasta sevgilisinden ekşili bir nar ister. O zamanların  nakil vasıtası  güçlüğünden dolayı   Kağızman’ dan nar yetişemeden sevgili ölüp gider. Bu genç sevgilinin ölümü etrafta büyük üzüntü  uyandırınca  şairlerden biri  bir şiir yazar. Bu gün  folklörümüzün  popüler bir türküsü olan   aşağıya çıkarılmıştır.

            Kağızman’ a ısmarladım nar gele,

            Gümüş  kemer ince bele dar gele.

            Baharda  yayılır kuzu yanyana ,

            Benim yarım inci  takardı gerdana.

            Bizim elin yayları  yokuşlu,

            Fistan giyer  etekleri nakışlı.

            Narinkale ismi de daha sonra Kağızman ismini almıştır.  Öyküsü şöyledir:  Narinkale’ de oturan bir kişinin  Kağızman  isminde bir hizmetçisi varmış. Günün birinde evin sahibi hacca gitmeye hazırlanıyor.  Evini, hanımı, çocuklarını Kağızman’ a emanet edip gidiyor.  Bir gün evin hanımı helva  pişiriyor, hizmetçi Kağızman’ a  “Efendim bu helvayı çok severdi. O da olsaydı da  yeseydi.” Diye konuşurken  Kağızman hemen ortaya çıkıp   “Abla sen helvayı  bir sefer tasına koy, ben efendiye götürüp veririm.” Evin hanımı bu işe inanmaz ama Kağızman’ ı da kırmak istemez.  Hemen bir sefer tasının iki gözünü  helva doldurur ve Kağızman’ ın eline verir.

            Kağızman o günün yol ve vesait durumunu düşünmeden akşam üstü kapıdan dışarı çıkar. Rivayete göre o gece Mekke ‘ye gidip efendisini bulur  helvayı sıcak, sıcak yedirir. Sefer tasının bir gözünü efendisine bırakarak  tekrar eve döner. Evde olayı hanıma anlatır hanım buna pek inanmaz ama Kağızman’ ı da kırmak istemediği için usulen  “ sağ ol”  der.

            Günler, aylar, yıllar geçer Narinkale’le evin efendisi hacdan döner. Komşu ve akrabaları onu görmeye gittiklerinde Kağızman’ın bir gece içinde kendisine helva getirip tekrar geri döndüğünü anlatır. Kağızman’ ı çağırarak bütün halkın huzurun da Kağızman’ ın kerametli bir kişi olduğunu ortaya koyar.” Esas hürmet edilecek biri varsa oda Kağızman’ dır.” der ve ilk önce kendisi Kağızman’ın elini öper. Rivayete göre keramet sahibi kişilerin kerameti anlaşıldığı andan itibaren yaşamazlarmış. İşte Kağızman da öyle oluyor ve orada vefat ediyor.

            Daha sonra Narinkale’ nin  adı Kağızman olarak değiştirilmiştir.


  

Kağızman Kaymakamlığı İnternet Sitesi